Banka Derecelendirme Metodolojisi
JCR EURASIA RATING
BANKA DERECELENDİRME METODOLOJİSİ

I. GENEL YAKLAŞIM

JCR Eurasia Rating açısından banka kavramı; BASEL düzenlemeleri ve Bankacılık Mevzuatı kapsamında olan banka ve holdinglerini, yatırım bankalarını, özel/kamu bankalarını ve katılım bankalarını kapsamaktadır.


Derecelendirme sonuç ve prosedürlerimizi zafiyete uğratacak ya da yetersiz kılacak bir seviyede olamamak kaydıyla JCR Eurasia Rating’in banka derecelendirme sistemleri son derece esnektir. Derecelendirme metodolojilerinde önemli olan, bankaların faaliyet alanlarını, bu alanlarla bağlantılı riskleri, banka yönetim ve ortaklarının beklenti ve amaçlarını, genel sosyo-ekonomik ortamda oluşması muhtemel değişiklik ve bilumum gelişmeleri kavramaya çalışmak ve bu sayede makro düzeyde uluslararası geçerliliği sahip bir bakış açısına ulaşıp bankanın içinde bulunduğu özel, sektörel, bölgesel, ulusal durumları önyargılardan uzak bir şekilde değerlendirmektir. İncelemeler esnasında analize yaramayan veya uygulanabilir olma ihtimali bulunmayan detaylı veri isteklerden kaçınılmaya çalışılacaktır. Ancak bankaların sundukları verilerin bir tutarlılık arz etmesi ve yeterli düzeyde bir açıklayıcılık seviyesine ulaşması için veri taleplerimizde duruma göre birkaç ufak değişikliğin dışında genel olarak standardizasyona gidilmektedir.


JCR Eurasia Rating olarak şeffaflığın ve uzun dönemli ilişkilerin sağlanması amacıyla; bankalarla, yöneticileriyle ve banka sahipleriyle yoğun bir işbirliği içerisine girilip, verilere o şekilde ulaşılacağı ve verilecek kararlar dahil hemen her konudaki yaklaşımda iyi niyetli, açık sözlü olunacağı varsayılmaktadır. Bu varsayım, önyargısız ve bağımsız kararlara ulaşmanın teminatı olacaktır. Bir derecelendirme ilişkisi içerisinde olmayan bankaların notlandırılması halinde ise kararlar ve yorumlar halka açık bilgilere dayandırılacaktır.


Kredi derecelendirmesi ve analizi ölçülen ve/veya ölçülemeyen parametrelerden , katsayılardan oluşan çok geniş kapsamlı faktörler topluluğudur. Her bir faktöre verilen ağırlık, derecelendirmeye konu edilen bankanın faaliyet gösterdiği ülkelerin ekonomilerine, yasalarına ve geleneklerine; muhasebe uygulamalarına; rekabet durumuna; düzenleyici kurumlarının yaklaşımlarına ve ekonomik ortama göre değişiklik gösterir. Dolayısıyla, her bir derecelendirme kategorisinin asgari koşullarını belirleyen standart oranlar grubu yaratmak, bu oranlara uygulanacak ağırlık katsayılarını standardize etmek ve bunları değişmez kabul etmek mantıklı değildir. Öz olan zamana, ülkeye ve bankaya göre değişkenliğin esas alınmasıdır.


Derecelendirme sürecinde incelemenin temelini, konsolide edilmiş kayıt, tablo ve raporlar teşkil eder. Ancak, derecelendirmenin amacına ve türüne bağlı olarak, banka grubunun holding şirketine ait kuruluşlarının veya hiyerarşik olarak holdingle ortaklık/yönetim bağı olmasa bile teminat/garanti yönünden taahhüdü bulunan diğer kuruluşların münferit kayıtlarını da incelemek gerekebilir. Buradaki yaklaşımımız, derecelendirme ve iş modeline, modelden beklenen faydalara/eksikliklere ve ayrıca grubun yapısına ve desteğine dayalıdır. Endüstri dinamikleri, faaliyet performansı ve gelirlerin yapısı, yönetim kalitesi, risk yönetimi, sermaye yeterliliği ve kontrolü ve sermayenin değiştirebilir olması gibi faktörler doğal olarak incelenecek faktörler arasındadır.


Esas itibariyle bankalar, iktisadi alanda faaliyet gösteren diğer kurumlara bir çok yönden benzerlik gösterseler bile, bazı önemli farklılıklar içerirler. Para arz ve talebinde, para değerinin belirlenmesinde bankaların üstlendiği görev ve roller diğer işletmeler açısından önemli farklılıklar yaratmaktadır. Bankaların ekonomik sıkıntılarının ya da iflas etmelerinin çok çabuk yayılan etkileri ve reel sektörü de içine alacak şekilde ciddi sonuçları vardır. Ulusal ve uluslararası ödeme sistemlerinde yaşanacak bir sıkıntı ve bunun sistemik riske dönüşmesi ekonominin genelini krize sokacaktır. O açıdan ulusal bankacılık düzenleyicileri daima bankacılık sistemlerine olan güvenin sürdürülmesini isterler. Bu yüzden, bankaları derecelendirirken dikkate alınması gereken özellikle önemli bir faktör nihai kredi vericilerinin (lender of last resort) varlığıdır. Analitik incelemelerimizin önemli bir kısmı bir bankanın hangi şartlar altında kim tarafından destek bulacağıdır. Ulusal hükümetlerin ve bağımsız kurulların bankaları kurtarmaya ilişkin tutumlarındaki değişimleri izlemek son derece gerekli ve faydalıdır.