Firma Kredi Derecelendirme Metodolojisi

II. JCR EURASIA RATING’in DERECELENDİRME GRUPLARI

JCR Eurasia Rating’in derecelendirme süreci;

- Ülke ratingi,
- Bankalar, Finans kurumları, Sigorta Şirketleri, Kamu Kurumları, Sınai ve Ticari Şirketler ratingi,
- Yerel İdarelere verilecek Kurumsal Ratingi,
- Tahvil ve yapılandırılmış Finansman alanındaki İhraç ratingi
- Proje ratingi

alanlarında geçerli olacak rating gruplarını kapsamaktadır.

III. JCR EURASIA RATING’in DERECELENDİRME PRENSİPLERİ

1. Borçluların geri ödeme kabiliyetlerinin bağımsız bir statüyle değerlendirilmesi ana amaçtır.
2. Rating hizmeti çeşitli sektörler ve değişik ülkeler arasında karşılaştırılabilir normlara göre verilmesi hedeflenmiştir.
3. Borç veren ya da yatırım yapan veyahut ta en genel tabirle piyasa oyuncularının üstlendikleri/üstlenecekleri risklerin tanınmasında aracılık etmek rating şirketinin temel fonksiyonları arasındadır.
4. Rating işlemi, kredi verilmesi, menkul kıymet alınması, elde tutulması veyahut da satılması yönünde bir öneri mahiyetinde değildir.
5. Rating sonuçları sayısallaştırılarak sembollere dönüştürülmesi geleneği sürdürülecektir.
6. Şirketlerin finansal yapılarında şeffaflık sağlayarak güvenirliklerinin artırılması da rating işlevlerinden birisidir.
7. Rating bir sayılar oyunu, ya da sadece bilgisayar tabanlı matematiksel tahminler sistemi değil aynı zamanda işletmelerin ilgili oldukları her alandaki bilgilerin ve bunlar arasındaki korelasyonların incelenerek ve elde edilen sonuçlara ve tecrübeye dayalı olarak gerektiğinde düzeltmeler yapılarak öznel yargıda bulunulması süreçlerini içine alan geniş tabanlı bir sorgulamadır.
8. Finansal oranlar ile rating için oluşturulan risk kategorileri arasında sistematik bir ilişkinin varlığı her durumda doğru olmasa dahi, bu durum rating açısından finansal göstergelerin önemini azaltmaz.
9. Kadroların oluşumunda en önemli kriter, ahlaki risk taşımaması ve fırsatçı anlayışa sahip olunmamasıdır.

IV. FİNANSAL GÜÇLÜK, FİRMA FİNANSAL BAŞARI/BAŞARISIZLIK OLASILIĞI VE TEMERRÜT KAVRAMLARI

Finansal Güçlük, firma faaliyetlerinde ya da yapısında büyük ölçekli bir değişiklik olmaksızın çözülemeyecek ağır likidite problemlerini ifade edecek bir seviyeye gelmesi olarak tariflenmektedir. Finansal başarısızlık ise, kazançların yatırımın tarihi maliyetine oranının sermaye maliyetinden daha düşük olması durumudur. Finansal başarısızlık, olumsuz olay ya da olaylar zinciri şeklinde cereyan eden dinamik bir finansal baskı (financial distress) sürecinin özel ve bazen de son eşik noktasıdır. Finansal baskı, şiddeti farklı olmak üzere, hemen her dönemde her şirket için söz konusu olan bir süreçtir. Bu sürecin hangi aşamasında finansal başarısızlığın şiddetinin ve sonuçta temerrüde düşme ihtimalinin artacağını istatistiksel yöntemlerle tahmin etmek çok önem arz etmektedir.

Finansal başarısızlığın göstergeleri veya nedenleri hakkında literatür birlikteliği olmasa bile kilit yönetimdeki hızlı değişim, önemli müşterilerin kaybedilmesi, faaliyet zararları, nakit açıkları, alacakların tahsilinde sorunlar yaşanması finansal baskının ilk aşamasıdır. Orta aşaması ise sürekli faaliyet zararları, borç ödemelerinde ek vade ve yeniden yapılandırma talepleri, borç sözleşmelerinin ihlali, tedarikçi ilişkilerinde bozulmalar, nakit yönetiminin zorluklarla yürütülmesi gibi hususlar ön plana çıkar. Geç aşamadaysa, faaliyetlerden kar elde etme ihtimali imkansız hale gelir, nakit açıkları giderek büyür, borç sözleşmelerinin ihlali süreklileşir, alacakların tahsili zorlaşır ve en önemlisi nitelikli çalışanların istifaları artmaya başlar. Finansal başarısızlık iki alt başlık halini yansıtır.

a) Teknik Ödeme Güçlüğü: Varlıkların toplam borçlardan fazla olması ya da zararın öz kaynakları aşması söz konusu olmasa dahi firmaların vadesi gelen yükümlülüklerini karşılayamaması hali olup, işletmenin teknik